5.0
Toplamda 0 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Ida
İMDb Puanı 7.4

Ida

2015 OSCAR ödüllerinde Polonya adına yarışan bu film, 1960’lı yılların Polonya’sında geçiyor. Kendini Tanrı'ya adayarak rahibe olmaya karar veren öksüz Anna (Agata Trzebuchowska), yıllardır hazırlığını yaptığı rahibelik yemini etmeye çok az bir süre kala varlığından haberdar olmadığı teyzesi Wanda (Agata Kulesza) ile görüşür ve ailesiyle ilgili büyük bir sırrı öğrenir. Anna aslında Yahudi’dir, gerçek adı da Ida’dır. Polonya'daki Nazı İstilası sırasında tüm ailesini kaybetmiş olan Anna, parçaları birleştirip yıllardır kurduğu hayalin sona erişine tanık olur. İnandığı ve savaştığı değerler geçmişinin ortaya çıkmasıyla değişime uğradığında, Anna kendini büyük bir boşluğun tam ortasında bulacak ve Wanda ile birlikte gerçek köklerini ve ailesinin sırlarını keşfetmeye çabalayacaktır.
  Tür: Dram
  1. Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Kenji Mizoguchi Filmi
      3 hafta Önce   13
    Mutlaka İzlenmesi Gereken 5 Kenji Mizoguchi Filmi Kenji Mizoguchi’nin sinemasıyla, onun film yaptığı 1920’lerden 1950’lerin sonuna kadarlık dönemdeki Japon sineması arasında paralellikler kurulabilir. Özellikle sessiz ve erken dönem filmlerinde Japon gelenekler sanatlarından ve geleneklerinden etkilenen bir sinemacılardan biridir Mizoguchi’de. Fakat II. Dünya Savaşı’nın ardından Japonya’da yaşanan “özgürleşme” hareketi, ülkenin yönetmenleri de Batı ile buluşmaya, filmlerini yurt dışı festivallerinde göstermeye başlamıştır. Bu konuda kapıyı, Rashomon ile Venedik’te Altın Aslan Akira Kurosawa’nın açtığı söylenebilirse de Mizoguchi Japonya’da bir sinema dilinin ve mirasının oluşmasında çok önemli bir rol oynamıştır. Öyle ki Kurosawa onun, Japon yönetmenler içinde en çok hayranlık duyduğu yönetmen olduğunu ifade eder.
    İran Yeni Dalga Sineması ve Majid Majidi’nin “Cennetin Çocukları” Filmi
      3 hafta Önce   36
    İran Yeni Dalga Sineması ve Majid Majidi’nin “Cennetin Çocukları” Filmi Sinema da diğer sanat disiplinleri gibi çağının ruhunu yansıtan öyküler anlatır. Modern dönem aygıtı olarak içinde bulunduğu toplumun değerlerinden etkilenen sinema politik, ekonomik ve kültürel değişimlerden bağımsız değildir. Her ülke sineması kendi kültüründen beslenerek ürettiği filmler ile bir tür toplumsal ayna görevi görür. Seyirci izlediği her filmde o ülkenin sosyal ve kültürel yapısına da tanıklık eder. Sinema ticari yapısının yanı sıra aynı zamanda hem bir kültür oluşturucu hem de bir kültür aktarıcıdır. Kültür aktarıcısı olarak sinema oldukça güçlüdür ve aynı zamanda ülkelerin görsel hafızasını oluşturur. İran sineması da var olduğu toplumun değerlerinden yola çıkarak ticari ürünlerin yanı sıra Dünya’da kabul görmüş önemli sanatsal eserler vermiştir. İran sineması devrimden önce ticari ve aynı zamanda Yeni Dalga akımının ilk dönemini yaşamış devrimden sonra ise bu akımın en verimli dönemine tanıklık etmiştir. Yönetmenlerin kişisel dünyalarını görselleştirerek aktardıkları sinemasal ürünler aynı zamanda yaşadıkları toplumun yansımasıdır. Majid Majidi’de İran toplumunda yetişmiş ve İran Yeni Dalga sinemasının son kuşak temsilcileri arasındadır. Kendi coğrafyasında ülkesinin kültürel ve sosyal değerlerinden etkilenerek filmler üreten Majidi’nin anlatı dilindeki çok katmanlılık İran sanatlarındaki zenginlikten kaynaklanmaktadır. İslami görüşten yola çıkarak yaptığı filmleri genel insani değerlere vurgu yapmaktadır. Sinemada gerçekçilik yaklaşımını benimseyen Majidi cennetin çocukları filmi ile oldukça doğal ve yalın bir anlatım diliyle çocuk masumiyeti üzerinden insan doğasını yansıtan bir anlatı sunmuştur. Çocuk bakış açısıyla aktardığı ahlak ve erdem gibi unsurları işlediği ‘Cennetin Çocukları’ filmi dış gerçekliği olduğu gibi aktaran sade bir anlatı diline sahiptir. Filmde kamera kullanımının yanı sıra aydınlatma ve mekan unsuru da gözün algıladığı biçimde aktarılmıştır.
    BİR POLİTİK SİNEMA ÖRNEĞİ OLARAK KEN LOACH SİNEMASI : “RİFF -RAFF” (AYAKTAKIMI) VE “I, DANİEL BLAKE” (BEN, DANİEL BLAKE) FİLMLERİNDE İŞÇİ SINIFININ SUNUMU
      3 hafta Önce   17
    BİR POLİTİK SİNEMA ÖRNEĞİ OLARAK KEN LOACH SİNEMASI : “RİFF -RAFF” (AYAKTAKIMI) VE “I, DANİEL BLAKE” (BEN, DANİEL BLAKE) FİLMLERİNDE İŞÇİ SINIFININ SUNUMU Sanat ve politika arasındaki ilişki her zaman tartışılan bir konu olmuştur. Sinemanın da görsel ve işitsel imkanları sayesinde politikayla olan ilişkisi göz ardı edilemez. Proletaryanın tarih sahnesine çıkışıyla birlikte grevler, lokavtlar ve sendikalar da perdeye yansımaya başlamıştır. Bu tezde “Politik Sinema Örneği Olarak Ken Loach sineması ve iki filmi olan “Riff- Raff” (Ayaktakımı) ve “I, Daniel Blake” (Ben, Daniel Blake)” filmlerinde İşçi Sınıfının sunumları incelenmiştir.
    Gezi hukuksuzluğu Cannes’da: Emin Alper’den Çiğdem Mater’e selam
      1 ay Önce   29
    Gezi hukuksuzluğu Cannes’da: Emin Alper’den Çiğdem Mater’e selam Son filmi Kurak Günler’in Cannes Film Festivali’ndeki gösteriminin ardından konuşan yönetmen Emin Alper, filmin yapımcılarından olan ve Gezi davasında 18 yıl hapse mahkum edilen Çiğdem Mater’den söz ederek, “Şu an bizimle değil, çünkü kendisi komik bir dava sonucu hapse atıldı. Bizimle olmasa da aklımız ve kalbimiz onun yanında” dedi. Alper’in konuşması, salondan büyük alkış aldı.
    Cannes Film Festivali’nin resmi seçkisi açıklandı
      2 ay Önce   90
    Cannes Film Festivali’nin resmi seçkisi açıklandı Bu yıl 75. kez düzenlenen Cannes Film Festivali’nin resmi seçkisi açıklandı. Emin Alper son filmi “Kurak Günler” ile festivalin Un Certain Regard (Belirli Bir Bakış) bölümünde yarışacak.
Yorum Alanı

Lütfen Yorum Öncesi İşlemi Gerçekleştiriniz 50 + = 55