5.0
Toplamda 0 oy verildi.
Adblock Tespit Edildi! Adblock ile bu partı izleyemezsiniz. Lütfen reklam engelleyici eklentinizi devre dışı bırakınız ve sayfayı yenileyiniz!
Oh Boy
İMDb Puanı 7.4
  •  Süre: 88 Dakika
  • Ülke:
  • Yıl:
  • 90İZLENME

    0BEĞEN

    0BEĞENME

Oh Boy

-

Eyvah

2012 Oldenburg En İyi Alman Filmi, Üstün Oyunculuk (T. Schilling), İzleyici Ödülü2012 Münih Munich Genç Alman Sineması Ödülü: Senaryo2012 Tallinn İzleyici Ödülü, En Cesur FilmEtrafınızdaki herkesin tuhaf olduğunu düşünüp, ardından sorunun sizde olduğu hissine kapıldınız mı hiç? Tıpkı Niko gibi... Berlinli Niko iki yıl önce hukuk fakültesini bırakmış, hayatın akışına göre yaşamaktadır. Kaderciliğinin sonuçları acı olur: Kız arkadaşı tarafından terk edilir, babası harçlığını keser, eski sınıf arkadaşı Julika onu iyice sarsar. Bu arada şehrin kahve stoku da tükenmektedir. Goodbye, Lenin´in yardımcı yönetmeni olan, reklam ve müzik filmleri yönetmeni Jan Ole Gerster´in bu ilk uzun metrajlı filmi, melankoli ile mizah arasında gidip gelen tatlı bir kent hikâyesi.
  Tür: Dram , Komedi
  1. Amerikan Bağımsız Sinemasının Öncüsü: John Cassavetes
      2 ay Önce   30
    Amerikan Bağımsız Sinemasının Öncüsü: John Cassavetes 1950’li yılların sonunda Fransız Yeni Dalga akımı o güne dek geçerli olan klasik sinema anlayışını yerle bir ederken, mevcut yapıya karşı alternatif arayışların ve özellikle Amerikan Sineması’na hakim stüdyo sistemine karşı bağımsız bir duruşun Hollywood içindeki ilk kıvılcımını ise genç bir aktör ateşliyordu, hem de sinema tarihine geçecek ilginçlikte bir hikaye ile…
    François Truffaut Sinemasına Nereden başlamalı?
      2 hafta Önce   7
    François Truffaut Sinemasına Nereden başlamalı? Sinemayla kurduğumuz ilişki imajlarla olan ilk karşılaşmamızda başlar. Bir izleyici olmadan, sinema kültürüne herhangi bir katkıda bulunamayacağımız aşikârdır. Hâliyle mesleki tüm sıfatlarından önce, sabık bir sinema aşığı ve bir sinefil olan François Truffaut’nun yeri, ait olduğu devasa izleyici grubunun gönlünde apayrıdır. Çünkü Truffaut, şöhretini yönetmenliğine borçlu olsa da, izleyici koltuğundaki yerini oturduğu hiçbir iktidar koltuğuna (yönetmen, senaryo yazarı, festival jürisi vs.) tercih etmemiştir kariyerinin sonuna dek.
    Wes Anderson’ın En Çok Etkilendiği Filmler
      4 hafta Önce   19
    Wes Anderson’ın En Çok Etkilendiği Filmler The Grand Budapest Hotel ve Moonrise Kingdom gibi fimlerle tanınan yönetmen Wes Anderson'ın, sinema sanatında kendi dilini oluştururken ona en çok ilham veren, en çok katkı sağlayan filmler, keşfedilmeyi bekleyen bir hazine değerinde.
    En İyi 10 Louis Malle Filmi
      4 hafta Önce   30
    En İyi 10 Louis Malle Filmi İlk filmi olan Elevator to the Gallows vesilesiyle Louis Malle ismini Yeni Dalga akımına hiç dahil etmeyen sinema yazarları da mevcuttur. Bu yönetmeni belli bir tür ya da akımın içinde anmak zordur. Çünkü yüksek burjuva bir aileden gelen, iyi eğitim almış, 2. Dünya Savaşı yılları acı hatıralarla zihnine kazınmış bir sanatçı olan Malle, olağanüstü hayat birikimini tematik bir devamlılık içeren filmlere dönüştürmek yerine, türden türe sıçrayan bir kariyeri tercih etmiştir. Kimi, otobiyografik öğeler de içeren yapıtlarıyla, kara filmden belgesele, dramdan komediye her türde başarısını yinelemiş, Fransız Sineması’ndaki ustalığını ilerleyen yıllarda Hollywood’da da kabul ettirmeyi başarmıştır. Hangi dilde, ne türde film çekerse çeksin, sinemaseverlerin kalbindeki yeri ise asla değişmemiştir.
    Ingmar Bergman’ın “Oda Üçlemesi” Filmleri Üzerine
      2 ay Önce   54
    Ingmar Bergman’ın “Oda Üçlemesi” Filmleri Üzerine Dünyada; bütün toplumlarda Kültürel açıdan, dini açıdan bir sıkışmışlık olan varolluşsal sancılar yüzyıllardır çeşitli kaynaklarda; edebiyat, felsefe, dini kitaplarla tartışılmıştır. Çoğu kez belirli bir otoritenin karşısında durmak için bu kaynaklar kullanılmıştır. Her şeyin bir pay almak üzerine kurulu olduğu bu düzende; dil-tarih, tarih,din, dil-din, duygular ve dinler minvalinde çeşitli idealar mevcut. Tanrının adaletsizliğinin, devletlerin ve yönetenlerin içine kaçtığı bu çağda hala devam eder. Bir çeşit akıl hamallığı yapan, felsefe, edebiyat, hatta sinema varoluşsal yetileri eleştirel bir çerçevede portreler. Aydınlanma ve ahlaki açıdan; bütün toplumların yüzyıllardır süregelen dini otorite ve geleneklerine ters ideler fazlasıyla mevcut. Bugün bütün dinlerde ticari bir amaç, özgürlük ve özgünlük adı altında otoriteye karşı belirli nosyonlarla inançlar ticari kaygılara dönüşmüştür ve dolayısıyla varoluş tezleri ortaya çıkmaya başlamıştır. Tanrının varlığını sorgulama bireysel düzenekte; yine edebiyat, felsefe ve sinema aracılığıyla diplomatik yaklaşımlarla başlanıyor. Modernlik, çağdaşlık, rasyonalite gibi nitelendirmelerle, bilim adamları, din adamları aracılığıyla topluma sürülmektedir. Bütün uygarlık ve kültürlerde ilk başta yaradılış sorgulanmıştır, dini açıdan bu geniş zamanda felsefi bir boyut alıp varlığın manasının zeminlerinde Holist kuramına uygun incelemeler mevcuttur. Teizm karşıtı kuramlar oldukça fazladır bu konuda. Yine Tanrı’nın varlığının bilinmediği, evrenin yapısının bilinmediğini ileri süren felsefe kuramı Egnostisizm üzerine bir çok makale mevcuttur.
Yorum Alanı

Lütfen Yorum Öncesi İşlemi Gerçekleştiriniz 61 − 56 =